sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Erkan-ı harbiye

141 kişi kendisini tutuyor, 3 arkadaşı var.


08.08.1983 doğumlu, 28 yaşında. Aygucu olarak çalışıyor. http://img.blogcu.com/uploads/mukavemet_mnbmnmn6th3.jpg adlı bir sitesi var.

..........

3 arkadaşı var.
  1. Brachiosaurus

    tuttumBrachiosaurus

  2. ulusalci

    tuttumulusalci

  3. genie

    tuttumgenie


Avşar Obası rss kaynağı

arkadaşları neler demişler?

  • Ey Konstantiniye! Ya sen beni alırsın, ya ben seni alırım!
  • Benim kudretimin ulaştığı yere onların hayalleri bile ulaşamaz!
    Tarih : 29 Mayıs 1453
    Kutlu Hakan Fatih Sultan Mehmet Han

Brachiosaurus   12 Aralık 2009 23:00  

Cihan-ı aleme; o,güzel komutan ve askerler; isimlerini altın harfler ile yazmıştır.Cihan Hakanına ve kahraman askerlerine selam olsun.

Eyvallah kardeşim..

Burzum   14 Aralık 2009 12:02  

Koyam hepsine ya!

Burzum   24 Ekim 2009 20:22  

Koymak yetmez,taramak lazım bu çapulcu sürülerini..

Burzum   27 Ekim 2009 22:44  

genie   16 Temmuz 2009 01:00  

Anadolu Kartalları avşar obasında süzülür mü?

Brachiosaurus   17 Nisan 2009 01:24  

Süzülür,kartal kanadına destanlar yazar.

Burzum   17 Nisan 2009 14:02  

Esenlikler soydaş ve ülküdaşım
Tanrı Tüm Türkçüleri korusun

erkalist   11 Şubat 2009 00:12  

esenlikler

Burzum   12 Şubat 2009 12:25  

bayram senin icin ne ifade ediyor bilmiyorum ama benim icin birligin sancagidir...bayram; hepimize baris ve esenlik getirsin, bayram otagimiza kutlug olsun

Brachiosaurus   03 Ekim 2008 03:00  

Geçmiş bayramın,mübarek olsun eyvallah.

Burzum   03 Ekim 2008 11:30  

abi arkadas listeni ucurmussun. neyse ki duruyorum ben hala.

ulusalci   02 Ekim 2008 15:32  

Öyle 4 kişi,yeter bize vesselam.

Burzum   02 Ekim 2008 21:15  

buyrun milgem denizde:)

swattt   27 Eylül 2008 14:58  

Evet,Türk deniz kuvvetleri açısından ve yerli savunma sanayi açısından çok güzel bir haber.2011'de,bütün silah donanımlarıyla deniz kuvvetlerimize katılacak; deniz saldırıları açısından,Türkiye'nin bekası için gerekli ve güzel bir adım :)

Burzum   27 Eylül 2008 21:44  

Başbuğ; bölgedeki yurtdaşlarımızın,onların destekcisiymiş..(!) gibi gözükenlere söylediği sözü.
Bölgedeki yurtdaşlarımızı kışkırtmaya çalışıp; tek millet olan yani "Türkiye cumhuriyetini kuran,Türkiye ulusuna; Türk milleti denir.." anlayışını yıkmaya çalışıp bu topraklar da,ayrı bir siyasi yapı kuracağını sanan ucubelere bir nevi,don kişotlara İlker Başbuğ; göreve başladığı günden beri üzerin de durduğu "ulus devlet" duruşu,kapak olacak cinsden.
İlker paşama; zorlu görevin de,başarılar

Burzum   05 Eylül 2008 20:05  

Baris (Esenlikler) diliyorum. Eyimisen ho$misen ?

Brachiosaurus   31 Ağustos 2008 19:12  

İdare ediyoruz,yaşıyoruz cihan da sen; nasılsın,nasıl gidiyor?

Burzum   31 Ağustos 2008 19:56  

Ayni hamam ayni tas hesabi ortaliklarda dolaniyoruz. Dugum olmaktan korkuyorum ama iyiyim sagol.

Brachiosaurus   01 Eylül 2008 05:39  

Düğüm olmassın,düğümü sen atarsın ;)
sen de sağol...

Burzum   01 Eylül 2008 17:01  

Ağabey, 31 Temmuz 2007 tarihinde yazdığın yazıyı yeni okuma fırsatı buldum, yeni üye oldum buraya. Kendimden utandım, birşey yapamamaktan, çaresizlikten, köpek gibi okuyoruz, ama hâlâ bir faydamız yok. Tanrı seni, aileni ve Türk alemini korusun.

Nihal ATSIZ   22 Eylül 2009 12:55  

allah seni sevdiklerine, sevdiklerini de sana bağışlasın

belahatun   21 Kasım 2008 01:57  

Şemdinli'yi bileniniz var mı? Hiç gitmişliğiniz, Otuz iki virajları aşıp, Kaymakam çeşmenin soğuk suyunu hiç içmişliğiniz var mı? Her sabah uyandığınızda size merhaba diyen Efkar tepeyi, Gomane tepeyi gezdiniz mi karış, karış?Mayına basan aracın içinden, tam on dört metre uzağa fırlayan bir arkadaşınız oldu mu sizin? "Yenge vallahi az önce yanımda oturuyordu, şimdi dışarı çıktı" diye yalan söylediniz mi karısına? Dükkanına girip alışveriş yaptınız mı bir esnafın?Gomane tepenin zirvesinden, içinde eşinizin, çocuğunuzun bulunduğu lojmana doğru yanarak gidip evinizin duvarında patlayan RPG-7'leri izlediniz mi siz?Ama yine de bulunduğunuz görev yerini terk etmeden, acaba öldüler mi, yaralandılar mı, diye sabaha kadar hiçbir haber alamadan beklediniz mi?"Ben bu insanlar rahat uyusun diye buradayım, ama neden benim aileme saldırıyorlar" diye düşündünüz mü hiç.?Evinizin roketlendiği mahalleden ve hatta roketin atıldığı, makineli tüfeğin yanı başında çalıştığı evin sakinlerinden, "vallahi biz bir şey görmedik" dediklerini duydunuz mu kulaklarınızla?Her şeye rağmen deyip görevinize devam ettiniz mi? O patlamalardan dolayı yıllardır psikolojik tedavi gören bir çocuğunuz veya çocuğu bu yüzden tedavi gören bir tanıdığınız oldu mu? Hiç böyle bir baba'nın veya Anne'nin yüz ifadesini gördünüz mü?Tabancanızı evinizde bırakıp " bir şey olursa, eve girmeye çalışırlarsa gerekeni yap, son iki mermiyi de kendinize ayır, ellerine sağ geçme" diyerek her defasında eşinizle helalleşip çıktınız mı evden, ya da böyle bir tanıdığınız oldu mu?Sürekli telsiz anonslarını dinlediği için, ilk kurduğu cümle " atışlar normal" olan bir çocuğunuz oldu mu sizin?Lojman'ın emniyetini sağlayan silahlı nöbetçilerin yanında mı oynadı çocuklarınız ve uzaktan dahi gelse, her silah sesinde o çocukların evlere, mevzilere nasıl koşturduğunu, koşarken düşenlerin nasıl yerlerde sürüklendiğini, nasıl hıçkırarak ağladıklarını gördünüz mü hiç?Bu gün yaşanan olayların, ilk olduğunu mu sanıyorsunuz?Bunları yapmadı ve yaşamadıysanız eğer, orası hakkında bildiklerinizin hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur efendiler. Affedersiniz bu kadar net konuşmak istemezdim ama ne yazık ki sabrım tükendi artık.Siz oturduğunuz ceylan derisi koltuklarda belki farkında değilsiniz, belki de umurunuzda değil ama orada görev yapan insanların öncelik sıralarında, ailelerinden önce vatanları geliyor, yeminleri geliyor. İşte bu yüzden mevzilerini terk edip ailelerinin yanına koşmuyorlar. Biz de onun için koşmadık zamanında görevimizi bırakarak. Yüreğimiz titreyerek bekledik ama görevimizin başında, dağda, hudutta bekledik efendiler, görevimiz bitene kadar bekledik.Bu insanlar tüm bunlara vatanları için, üstüne el koyup yemin ettikleri bayrakları için katlanıyorlar, sizin başınızın üzerindeki, ama nasıl sağlandığını bile bilmediğiniz "egemenlik örtüsü"'nün bekası için katlanıyorlar.Peki, onlar bu şartlar altında görev yaparken siz veya sizden öncekiler bu fedakarlıklara liyakat gösterebilmek için, geçmişte ne yaptınız, Şimdi ne yapıyorsunuz?Anıtlaştırılan terörist mezarlarının hesabını mı soruyorsunuz?O cenaze araçlarının görevlendirme emrinde kimlerin imzasının olduğunu mu araştırdınız?Başbakana güç gösterisi yaparak "uçaklardan ve validen hoşlanmadık, ayrıca dağdakilerden vazgeçmeyiz" diyenlere mi hesap sordunuz yoksa?Ya bütün kutsal değerlerimize söverek ayaklanan kalabalıklar, onlara devlet'in varlığını mı hissettirdiniz?Baldırı çıplak peşmergelerden tutun da, Danimarkalısından, Hollandalısından, Rum'undan duyduğunuz her türlü hakaret ve aşağılamaya cevap mı verdiniz?Roj TV muhabirlerinin nasıl olup ta olaylardan 3 dakika sonra canlı yayın yaptığını mı buldunuz?Bir el bombasının nasıl olup ta o kadar hasar meydana getirdiğini mi, Almanya ile yapılan telefon konuşmasını mı, o kalabalığın nasıl bir anda örgütlendiğini mi, araştırdınız?Arabası parçalanarak yakıldıktan sonra, şerefsizce ve insafsızca dövülerek komaya sokulan uzman çavuşu mu, evi kurşunlanan polisi mi, okulunda tartaklanıp kovalanan asker çocuklarını mı, araştırdınız?Bütün bu eylemleri kimin planladığını ya da organizasyonu kimin veya kimlerin yaptığını mı, o gün halkı sürüsünü idare eden bir çoban maharetiyle kimlerin idare ettiğini mi araştırdınız?Hayır, bunların hiçbirisini yapmadınız. Siz ne yaptınız peki?Sizin farkında bile olmadığınız değerler için orada görev yapan bir astsubay ve bir uzman çavuş bulup, sonra bütün aydıncıklar, sağduyucular, mozaikçiler, üst kimliği, yan kimliği, alt kimliği olanlar ve hatta kimliksizler, sonra dalkavuklar, sendikacılar, susurluk paranoidleri, Soroscular, hülasa ne idüğü belirsiz, ne kadar adam varsa etrafınızda, bila istisna topunuz bir koro nizamında toplanıp, koroyu kimin yönettiğine bile bakmadan ki ben bundan emin değilim- " Vurun Kahpeye" konseri verdiniz.Yanlış şarkıyı çalıyordunuz ama çaldınız, sesler, akortlar, notalar hep bozuktu ama yinede çaldınız, orkestra şefi, "müzik" demişti nasılsa.Şimdi yapılan araştırmalar neticesinde şu anda bile kuvvetle muhtemel olan sonuç çıkarsa ki bu sonuç, olayların altından terör örgütü ve onunla beraber bazı gizli servislerin çıkmasından doğacak sonuçtur, o vakit ne yapacaksınız?Allanıp pullanıp önüne çıkarak tek, tek arzı endam ettiğiniz o basına,,(!) bu defa ne söyleyeceksiniz? Acaba yapacağınız hangi açıklama ile durumu kurtarmaya çalışacaksınız?Bir açıklamanız var mı efendiler? Daha doğrusu bir "B" planınız var mı?Ama bana sorarsanız, sizin minik kafalarınızı böyle şeylerle yormanıza gerek de yok zaten. Zira sizin adınıza orkestra şefi düşünür, besteler, önünüze koyar ve size de yine icrai sanat etmek kalır ki bu, yani başkalarının bestelerini okumak zaten sizin en iyi yaptığınız şey değil midir? Ne demişler "gözlerimi kaparım, vazifemi yaparım".Yapın efendiler; vazifenizi yapın, hem de gözünüz kapalı yapın. Açarsanız gözünüzü belki Türk Bayrağına sarılı tabutları görürsünüz, ağlayan ailelerini, yetim çocuklarını görürsünüz de vicdanınız depreşir, vazifeniz yarım kalır. Sonra ne der Avrupalı, değil mi?Hatta bakın ne diyeceğim, asın gitsin o astsubayla uzman çavuş'u, Şemdinli'yi, Yüksekova'yı, Hakkari'yi de belediye başkanlarına teslim edin, seçilmiştir nihayet atanmış değil. Öyle Vali'ye filan da gerek yok canım, boşa zahmet. Tayin et, beğenmediler değiştir, ne lüzum var efendim. Bir belediye başkanı ile ulemadan bir zatı muhterem yeter de artar bile.Siz de bu arada sanatsal sergiler açın, fotoğraf çekin, resim yapın, medeniyetleri buluşturun, dinlere diyalog kurdurun.Değil mi ki ateş düştüğü yeri yakar. Ateş sizin yüreğinize mi düştü sanki? Bölen bölsün, satan satsın, Avşar'ı da ayırsınlar, Yörüğü de ayırsınlar, dadaşı da, sarışını da, esmeri de. Şehirleri, köyleri, mahalleleri hatta ev ev ayırsınlar Türk Milletini, size ne gam efendiler.Siz fotoğraf çekmeye devam edin. Fakat unutmayın ki bir gün sizin de bir fotoğrafınızı çeken çıkar elbet. Ama o fotoğraf hangi salonlarda, nasıl teşhir edilir bilemem. Malum ya yaşlı tarih fotoğrafları çekilip, tozlu sayfalarında bir yerlere asılmış liderlerin, fotoğrafları ile doludur.

Burzum   31 Temmuz 2007 12:03  

:(( gel de... neyse..

seinzsche   21 Ocak 2008 11:57  

utanıyorum ...

genie   06 Mayıs 2008 08:04  

BLOG rss kaynağı

adresi: http://burzum.sosyomat.com/blog

Diyar-ı harbiye rss kaynağı

arkadaşları neler demiş?

Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır.
Dışarıdan.
Çok uzaktan, denizler ve tarihler ötesinden. Eski kinlerden ve hesaplardan ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan.
Para alır, vaat alır aferin alır.
Bu eski ve çok ağır bir mektuptur.
Türk bağımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıştır.
Ne suya salınan bir şişenin ve ne de kuşkanadının taşımaya gücü yeter; karabaşlı kartal olsa nafile.
Başlığı binlerce yıl önce atılmıştır ve Edirnekapı'daki şehit mezarlarının taşları üzerine yazılmaya devam etmektedir.
Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir.
Türkçenin sahipleri yaşadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir, çünkü Türkçenin ve onun sahiplerinin özgür yaşamasını istemeyenler, yollara ve zihinlere mayın döşemeye, parçalamak ve bölmek için çabalamaya, parçalamaya çalışanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir.
Bu eski mektup bir yazıttır aslında, Türk'ün var oluş destanıdır, binlerce yıldır yaşlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar taşlarına yazılır.
Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yalvarmazlar.
Kimsenin toprağını, dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı da kimseye vermezler.
Bu bir mektuptur.
Vatan, bayrak ve onur üzerine yazılmıştır.
Vatansızlar, dilsizler, hainler, bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve acınmayı anlatmaz.
Var olduğu yerde kendinden gayri herşeyi önemsizleştiren, vatan ve bayrak aşkını anlatır.
Onurlu ve egemen ölebilmenin, onursuzca ve esir yaşamaktan daha önemli olduğunu anlatır.
Asla diz çökmeyeceğimizi anlatır.
Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye.
Yüreği olan varsa okusun diye yazılmıştır.

Burzum   05 Ağustos 2008 11:20  

zelil olmak ve düşkünlük bizden uzak olsun.

Brachiosaurus   14 Şubat 2010 18:49  

Sosyomatlar

üyesi olduğum topluluklar | yöneticisi olduğum topluluklar
  1. Atatürk

    Atatürk

    7918 üyesi var. üyelik serbest.
  2. kedi sevenler

    kedi sevenler

    3654 üyesi var. üyelik serbest.
  3. galatasaray

    galatasaray

    3533 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  4. edebiyat

    edebiyat

    2846 üyesi var. üyelik serbest.
  5. kitap

    kitap

    1317 üyesi var. üyelik serbest.
  6. arkadaşlar

    arkadaşlar

    278 üyesi var. üyelik serbest.
  7. Siyah

    Siyah

    1215 üyesi var. üyelik serbest.
  8. TÜRK

    TÜRK

    458 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  9. 2006 Girişliler

    2006 Girişliler

    100 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.
  10. ulusal-cephe

    ulusal-cephe

    46 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile.

1 2 3


 
tuttum işlemi gizlidir. karşı tarafın haberi olmaz. tuttuğunuz kişileri bir arada görebilir, yaptıklarını takip edebilirsiniz.

ETİKETLERİ

ARKADAŞLARININ EKLEDİKLERİ


pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage